Terkedilmiş bir arazi.Beş adam ne olucaklardan habersiz.Şarhoşluklarıyla buralarda hava yükselen kahkalarla dolaşıyorlardı.Aniden uzaktan gelen silah sesleri duyuldu.Biri yere düştü.Ne kadar şarhoş olsalarda arkadaşlarının ölümüyle kahkaların yerini bağırışlar aldı.Hemen arabalarının arkasına geçerek kendilerine cephe oluşturdular.Dört adam gerek arkadaşlarının intikamı gerekse kendi onurları için çarpışıyorlardı.Fakat;nafile karşı tarafta çok fazla adam vardı.Ve yavaş yavaş yaklaşıyorlardı.Dördü önce arkadaşlarına sonra da birbirlerine anlamlı şekilde baktılar.Bu bakışı hepsi de hatırlıyordu daha önceden.Son kez kontrol ettiler silahlarını.Hepsi birer yudum aldı içkiden.Deliler gibi saklandıkları arabaların arkasından çıktılar.Düşmana doğru koşuşturmaya başladılar.Önce biri düştü.Sonra biri daha.Artık;iki kişilerdi.Ne kadar çok adam olsada iyi idare etmişlerdi.Düşmanlardada kayıp vardı.Son kez çarpıştıklarını ikiside çok iyi biliyorlardı.Çıkarak son kurşunlarınıda düşmana boşalttılar.İkiside yere düştüğünde birbirine bakıyorlardı.Bu ölümün değil;ayrılmanın üzüntüsüydü.
Fransız baba,kıyıdaki evde adamların dostu olan kadınlar ve çocuklarla beklemeye başladı.Her şey normaldi ta ki;televizyonda beş adamın mafya tarafından öldürüldüğünü görene kadar.Zor zamanlar onun için başlamıştı.Artık;bu yolda tek başına ilerlemek zorundaydı.Ve birşeylerin sonuna gelindiğini hissediyordu artık.Hepsini kendi elleriyle öldürecekti ant içmişti.Bir şey söylemeden masadan kalkarak sahile doğru yürüdü.Ellerine cebine sokarak kara kara düşünmeye başladı.Sabaha kadar dua ederek Tanrı'nın kendini bağışlamasını istedi tüm günahları için.Sonrada silahını çıkararak kontrol etti ve yola koyuldu.
Sabah saat dokuz.Arkadaşlarını öldürten patron masada oturmuş belkide son yemeğini yiyordu tam şehrin merkezinde.Silahını çıkardı ve isabetli ateşler yapmaya başladı.Bir,iki,üç,dört sıkmaya devam ediyordu.Ona doğru gelen iki koruma çoktan yerdeydi.Diğer iki adam ise patronu kaçırmaya başladı.Takip başlamıştı.Zaten baya karışık olan Chinatown'un karışık sokaklarında geçen çatışma çoğu kişinin kaçışmasına neden oldu.Birbirlerine yağdırmaya devam ediyorlardı.Patron bu cehennemden kaçmayı planlıyordu.Daha önceden küçümsediği adam şimdi onun azraili olmak için çoktan gelmişti bile.Tenha sokakların birinde iki kamyonun ortasından geçerek arkasına saklandı patron.Bir yandan gülerek korumalarını saldı.İkisinide son yolculuguna uğurladığını biliyordu.İkiside yere düşmüş son kez inlemişlerdi.Patron silahını pantolununun arkasına saklayarak tutuklanma numarası yapmak istiyerek
-Burdayım,yolun sonunun geldiğini anladığım için teslim oldum.
Fransız bir an şaşırmıştı.Tam dalgınlık sırasında patron silahını çıkardı ama bu onun koluna iki mermi yemesine neden oldu.Acı içinde kıvranıyor bir yandan telafide bulunmaya çalışıyordu.
-Arabam senin,evim senin,param senin olsun yakarışıyla affedileceğini sanıyordu ki kalbine gelen mermi iki saniye sürmeden nefesini kesmişti.Her şey buraya kadardı.Baştaki adam artık yoktu.İntikamını almıştı ta ki;felç kalan kızının öldüğünü duyana kadar.Yıkılmıştı.Kalbi artık dayanamıyacaktı herhalde.Gözünden hayatı boyunca hiç dökmediği gözyaşları döküldü.Hepimiz ne kadar intikamı sevsek de hiç bir şeyi geri getirmediğini düşündü kendi kendine ve karamsar bir bakış attı hayata,kaybettiği ailesine....
Son beğenmişsinizdir umarım.Uzun olarak yazmak istedim böyle beş bölüm olarak.Çünkü ayırmazsam;baya uzardı ve birazcık da olsa heyecan olmazdı diye düşünüyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder